İLK SUALTI SOLUNUM AYGITI
Dünyada sualtı solunum cihazları, ilk kez
İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransa'da, kaptan
Jacques Cousteau tarafından geliştirildi.
Cousteau, Fransız Donanması'nda görev
yaparken, sualtında uzun süre kalabilmenin
çarelerini araştırıyordu. Sualtında, her on metrede,
basınç bir atmosfer yükseliyordu. Her-
Su, ağızlığın ön kısmındaki
diyaframa yapağı basınçla
ağıza giren hava
basıncını düzenler
Uygun basınçtaki hava,
ağızlığın iç kısmından ağıyı ulaşır.
hangi bir derinlikte, ciğerlerin içindeki ve
dışındaki basınç, birbirine denk olmazsa, dalgıcı
ölümcül tehlikeler bekliyor demekti.
1942 yılında Cousteau, mühendis arkadaşı
Emile Gagnan'la birlikte
yeni bir yöntem geliştirdi.
Bu yöntemle, suyun derinliği de hesap
edilerek, dalgıcın istemine göre, otomatik olarak
ciğerlere hava pompalanıyordu. Aygıt,
son derece basitti ve sudaki ağırlığı, yok denecek
kadar azdı. Savaş sona ermeden önce,
bu aygıtı kullanan kurbağa adamlar, düşman
gemilerine büyük zararlar verdiler. Günümüzdeki
sualtı solunum aygıtları, askeri, ticari ve
sportif amaçlarla geniş ölçüde kullanılmaktadır.
Weaver, baleyi
operadan ayıran ve bir sanat
biçimi olarak bağımsızlığa kavuşturan ilk
sanatçıdır.
Kıta Avrupası'nda sahnelenen ilk "ballet
d'action" ise,
Marie Salle'in
"Pygmalion" adlı
yapıtıdır. İlk kez 1734 yılı Ocak ayında Covent
Garden'de seyirci karşısına çıktı ve aynı
yıl Paris'te François
Riccobini tarafından
Theâtre-Italien'de yinelendi. Bale, Fransa'dan
Rusya'ya geçti ve bu ülkede, 1751 yılında bale
üstadı Lande yönetiminde İmparatorluk Tiyatro
Okulu kuruldu. Bu verimli kaynakta
klasik formunu bulan bale, 1911 yılında doğum
yeri olan İngiltere'ye Diyagilev topluluğu
ile geri döndü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder