14 Temmuz 2012 Cumartesi

NİYAZIN HAKK'A, NİYAZIM HAKK'A Ne Demek , Anlamı Nedir?


NİYAZIN HAKK'A, NİYAZIM HAKK'A   Ne Demek , Anlamı Nedir? : Bu sözle asıl niyazın Allah'a yapılması gerektiği bildirilir. Bir
insandan bile bir şey isterken, mesela bir dolmakalem isterken, nezaket, edeb, usûl ve erkana riâ'yet etmeye
çalışmak gerek... Zira, Allah'tan da istemenin kendine göre bir inceliği, adabı vardır, işte bu yüzden,
"insanlara" teşekkür etmesini bilmeyen, Allah'a şükür etmesini bilmez" denmiştir. Esasen, insanın dıştaki
yapılanması, içteki yapılanmasının, gözle görülen bir yansımasıdır. Dış neyse, iç odur. Dışta edeb, erkan,
incelik gözetmeyen kişilerin, iç âlemleri de aynı durumdadır. Sûfiyyenin dış edeblerindeki takva ve veraya
dayalı erkan, usûl çokluğu, tasavvuf sisteminin dışındakilerce, hep yanlış anlaşılmış, olaydaki incelik
farkedilmemiş, bu yüzden tasavvufî tekâmül yolları, "islâm'dan ayrı, bir başka din" denilecek kadar, yanlış
yargılara muhatap olmuştur. "Deyn" ile ilgili âyette fetvadan takvaya, ondan da veraya uzanan alternatifli,
fakat yol aldıkça derinleşen bir uygulamalar zinciri buna örnek teşkil eder. (Bakara/279-280).
Fetva   Ne Demek , Anlamı Nedir? : 1- Borçlunun, zamanı gelince, borcunu mutlaka ödemesi gerekir. Farzdır. Faiz olan kısmı alınmayıp
ana para alınır. (Feleküm rüûsu emvâliküm).
Takva   Ne Demek , Anlamı Nedir? : 2- Borçlu dardaysa, (fenazıratun ilâ meyserah) borç veren kişinin isteğine bırakılmış, yani borçluya
biraz daha mühlet verilmesi tavsiye edilmiştir. Borç veren, Allah tarafından bir başka incelik boyutu
gösterilerek, mecburiyete değil, kendi isteğine bırakma ile mühlet verme tavsiyesine yönlendirilmiştir. Yani
mecburi bir farz olayı söz konusu değildir.
Vera   Ne Demek , Anlamı Nedir? : 3- Borçlunun borcunun tamamının affedilmesi. Bu da kulluk zirvesidir, kişiye bırakılmıştır. Farz
değildir, (ve en tesaddekû hayrun leküm).
İşte Kur'an-ı Kerim açısından, "Borç ödenmesi" olayında, üç alternatifli bir islâm sunulması, mecbur olan
(farz) ve olmayan (nafile, tatavvu) yönlerde açılımlar gösterilmesi, üç ayrı islâm'ın olduğunu göstermez,
aksine, aynı dinî uygulamada, insanların diyanetlerine göre farklılık içinde derinleşen boyutlara ulaşabilmeye
açılan hassas bir kulluk dengesinin, Allah tarafından tavsiye edilmesi söz konusudur. Borç ödeme ayetindeki
fetva, takva, vera (ki hepsi de İslâm'ın kendisidir) boyutları göz önüne alınırsa, sûfiyye, fetva değil, takva ve
vera boyutlarında yarışan kişiler olarak görülür ve bu da, ikinci bir din değildir. Bu inceliği, şu olayda, daha
özlü biçimde görebiliriz. Şeyban er-Râi'ye sorarlar. "Beş devenin zekatı nedir?" Şeyban  Ne Demek , Anlamı Nedir? : "Size (fetvaya) göre
mi, bize (takva ve veraya) göre mi?" diye sorunca, karşısındakiler şaşırır. Öyle ya, din bir  Ne Demek , Anlamı Nedir? : o da, İslâm! Acaba
ikinci bir din mi var ki, sualin cevabı ona göre olacak merakla... "Her ikisine göre cevab verebilirsiniz." derler.
Şeyban "Size (fetvaya) göre beş devenin zekatı bir koyundur. Bize (takvaya, veraya) gelince... Allah yoksul
garip, yetim, dul, muhtaç kulları çok, yiyecek bulamıyorlar. Bu yüzden biz beş devenin tümünü veririz, (yani
bize göre, 5 devenin zekatı yine 5 devedir). "Muhatablar şaşırır ve bu davranışa delil isterler. Oda Hz. Ebu
Bekir (r)'in malının tümünü verme olayını örnek olarak verir.
İşte, bu olayda görülen ilk grupa mensup olanlar, ikinci gruptakileri anlayamamış ve "ikinci bir din"
yaftasını rahatlıkla yapıştırmışlardır. Olayın özü budur, fefhem!...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Meraklı Bilgiler Bloguna hoşgeldiniz.