12 Temmuz 2012 Perşembe

NEFY Ü İSBAT Ne Demek , Anlamı Nedir?


NEFY Ü İSBAT  Ne Demek , Anlamı Nedir? : Yok etme ve var etme anlamlarına iki Arapça kelime. Nakşî ıstılahıdır. Nakşî
büyüklerinden gelen ikinci zikir şekli. Kalp ile yapılan Hafî zikrin Nefy ü İsbât ile yapılmasıdır. Müride telkin
edilen "La ilahe illallah" kelime-i tevhidi Nefy ü İsbât ile yapılır.
Dil damağa yapıştırılır, nefes göbeğin altında hapsedilir, sonra tahayyül ederek dimağın sonuna kadar "la"
çeker. Oradan "ilahe" sağ omuzuna, "illallah" da kalbe devredilir. Kalp, şeklini ve yerini bildiğimiz, sol
taraftaki en kısa kaburga kemiğinin altındaki kalptir. "illallah" lafzı bütün kuvvetiyle kalbin en derinliklerine
işleyecek ve harareti de vücudu saracak derecede kalbe devredilir.
"La ilahe" derken bütün masivayı, yani Allah'tan başka ne varsa hepsini kalbinden, gönlünden temizler, her
birinin fani olduğunu tefekkür eder ve o gözle bakar.
"İllallah" derken de Cenab-ı Hakk'ın zât'ının bekâsını, Bâki'nin ancak O olduğunu kalbine nakşeder. Bunu
bütün letâifiyle yapar. "La ilahe illallah"ın aslî harfleriyle yazısının şeklini düşünür, mânâsını düşünür ki
Allah'ın zatından başka maksad yoktur. O'ndan başka maksadımız olmadığını söylemek, O'ndan başka
mabudumuz olmadığını söylemekten daha şümullüdür. Yani daha geniş kapsamlıdır. Çünkü her mabud aynı
zamanda maksuddur. Aksi olamaz. Bunun sonunda kalbi ile "Muhammedun Resûlullah" der. Bunu söylerken
Rasûlullah'a ittiba etmeye kendini şartlandırır.
Bunu böyle tamamladıktan sonra nefsinin kuvvet derecesine göre bunu tekrar eder. Bırakırken tek sayıda
bırakır. Buna vukuf-i kalbî denir.
Biraz istirahat edince diğer bir nefesle tekrar başlar. Fakat iki nefes arasında gaflet etmemeğe bilhassa
dikkat eder. Tahayyülünü aynı haliyle devam ettirir. Nefy ü isbâta devam edebilmesi için bu zaruridir. Sayı
yirmi bire ulaşınca neticesi görülür. Bu da kendisinin fâni olduğunu anlayıp Hakk'ın mutlak Baki olduğu
hakikatına ermektir.
Eğer nefy ü isbâtın neticesi görülmediyse âdabına riayet edilmemiş demektir. Maksadın husulü için sözü
işine uygun olarak tekrar başlasın, inancıyla ve ameliyle zikrettiğine göre olmağa çalışsın. Kendini yoklasın!
Mâsivâdan bir maksudu vardır. Eğer Allah'tan başka tek yaratıktan bir şey bekliyorsa yalancı durumundadır.
Kabiliyeti, cezbe halinin başlangıcına tahammül derecesinde olan kimse, yukarıda anlattığımız ilk zincir
şekliyle çalışsın. Sülûke istidadı olan da bu iki şekilde zikre çalışsın. Her ikisi de kalp ile yapılır.
Eğer buna hakkıyla çalışır, nefyedilecek olanı nefyeder, isbat edilecek olanı isbat ederse netice görülür.
Murakabeye başlayacak hale gelir.
* * *
Şeyh İsmail el-Hâlidî kuddise sirruh buyurmuştur ki  Ne Demek , Anlamı Nedir? : Nefy ü isbat yaparken dokuz şarta riayet etmek
lâzımdır  Ne Demek , Anlamı Nedir? :
1. Habs-i nefes (Nefsini tutmak).
2. Lailâhe illallah zikri.
3. Bu kelime-i tevhidin nakşının, yazısının tefekkürü.
4. Bunun mânâsını tefekkür.
5. Darb. Vurmak  Ne Demek , Anlamı Nedir? : Bunu cana işleyecek şekilde kalbine ve diğer letâifine duyurmak.
6. Buna kalbin tamamen iştirak etmesi  Ne Demek , Anlamı Nedir? : Vukufu'l-Kalb.
7. Sayının tek olmasına riayet etmek  Ne Demek , Anlamı Nedir? : Vukuf-u adedî.
8. Sonunda "Muhammedün Rasûlullah" zikri.
9. "Allahümme ente maksudî ve rıdake matlubî" diyerek Allah'a dönmek. Zikrin bu şeklini Hâce Abdülhâlik
Gucduvânî kuddise sirruh Hızır aleyhisselam'dan almıştır. Hızır aleyhisselam, onun suya dalmasını emrederek
zikrin bu şeklini öğretmiştir. Suya dalmasını emretmesinin sebebi habs-i nefesi kolay yapabilmek içindir.
Çünkü başlangıçta en ihtiyatlı yol budur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Meraklı Bilgiler Bloguna hoşgeldiniz.